Seyahat tutkudur... Bağımlılıktır...

Çevremdeki insanlar, devamlı olarak sık seyahat etmenin sihrini soruyorlar. Neden her fırsatta bir seyahate çıkıyorum, bunun maddi veya sosyal sorunları olmuyor mu, bu kada bürokrasi ile nasıl uğraşıyorsun gibisinden devamlı soruyorlar.

Özellikle yurtdışı seyahatlarinde, bazı şeyler insanalrın gözünde çok büyük bir engel olarak görülüyor. Ben de her seferinde, sabırla çeşitli şeyleri anlatıyorum. Mesele çoğu zaman bir yeri görme değil "kendini arama çabası" olduğunu anlatmaya çalışıyorum.

Ayrıca, uçak bileti, vize, konaklama gibi şeylerin aslında çok abartılacak kadar(en azından yakın ülkeler) büyük bir sorun olmadığını çeşitli somut örneklerle gösterip, onları yola çıkmaya "teşvik" ediyorum.

Geçen gün bir arkadaşım, ilk defa pasaport ve vize aldı. Herşey o kadar puslu, bilinmez ve tehlikeli idi ki onun için... 2 haftalığına bir ülkeye gitti. Dönüşte, sani bambaşka biri olmuştu. Hayatında, bugüne kadar neden böyle birşey yapmadığına der yanıp, aslında hiçbir şeyin düşünüldüğü gibi tehlikeli olmadığını vs birçok şeyi kendisi anlattı.

Aradan daha 1 ay geçmeden ya Mahsum, canım çok sıkılmaya, içim daralmaya başladı. Nereye kaçsam acep dedi. Ve tabii ki tepkim şu oldu: "Geçmiş olsun, seyahat senin damarlarına işledi, artık sen de bu bağımlılığa yakalandın" :))

Herkese bol seyahatli günler.

Yola çık, Yol açık


Source

H2
H3
H4
3 columns
2 columns
1 column
12 Comments