Istanbul Boğazı'nda Yüzmek

rota_eng.jpg

Foto Kaynak : http://bogazici.olimpiyatkomitesi.org.tr/Detay/20

En sevdiğim spor olan yüzmeye 2.5 sene aradan sonra yeniden başladım.Bu sabah yüzerken, yaşadığım güzel bir anıyı sizlerle paylaşmak aklıma geldi.Orta okul sıralarında başlamıştım yüzmeye.O zamanlar yüzme bilmediğim için çok korkardım sudan, denizden.Ama 2 aylık kursa gidince hem bu korkumu yendim hem de yüzmeyi öğrenmiş oldum.O zamanlar yüzdüğümüz havuz öyle şimdiki zaman üstü kapalı havuzda değildi.Havuzun içinde fayans bile yoktu.Adamlar bildiğin betondan dört duvarı çevirmişler al sana havuz demişler :) Havuzun suyu değiştiğinde ve o temiz suda yüzdüğümüzde en mutlu keyifli günümüz olurdu.2 güne kalmaz hemen havuzun dibi yosun tutar, rengi yemyeşil olurdu.Hatta dışarıdan havuza kurbağaların atladığına da şahit olmuşuzdur.

Derken araya üniversite girdi yine yüzmeye ara verdim.Üniversite bitince iş hayatına başlayınca eski antranör hocamın vasıtasıyla tekrar yüzmeye başladım.Artık pırıl pırıl havuzlarda yüzüyorduk :)Tempolu yüzmeye başlayınca artık forma girmiştim.Milletin ağzında hep boğaz yarışı ile ilgili konuşmalar geçiyordu.Çoğu kişi yarışlara katılmış, katılmayanlara gaz vermeye çalışıyordu.Hiç aklımda yokken bende bu düşünceye sürüklendim.Garip ve ürkütücü geliyordu.Bildiğin Istanbul boğazını yüzmek.Hem de 6500 metre.

İçimden koca hayatında güzel bir anı bırakacaksın diye kendimi motive ettim.Hırs yapıp derece yapmak gibi bir kaygımda yoktu.Derken yarışlara yazıldık.Kendimizi Istanbul'da bulduk :) Gemi ile yarışın start verileceği Kanlıca'ya götürüldük.Bir yandan nasıl yüzmemiz gerektiği konusunda bizlere anonslar yapılıyordu.Bizde temmuz ayının sıcağında çok kavrulmayalım diye kendimize vazelin sürüyor, bir yandan da yahu bu kadar uzun mesafeyi biz nasıl yüzeceğiz diye kendime hayret ediyordum :) 

Yarışmaya gitmeden önce havuzda antreman yaptığım bir arkadaşımla yavaş yavaş yan yana yüzelim diye karar aldık.Derken start verildi, heryer ana baba günü.3000'e yakın kişi hurraaa atladık denize.Neyse ki o kalabalıkta yan yana yüzeceğim arkadaşı bi şekilde buldum ve yüzmeye başladık.Sürekli değişik yöndeki akıntılara kapıldık.Arkadaşım sürekli bana zor bu iş gel bırakalım gibi laflar ediyordu.Ben de ona karşı çıkarak gelmişiz buralara kadar artık dönmek olur mu diye onu motive etmeye çalışıyordum.Artık neredeyse yarışı yarıladık ki, ona kramp girdi devam edemeyeceğini söyledi ben de ayağındaki krampa müdahale ettim ve problem gitti.Tekrar yüzmeye başladık.

Varış noktasına artık gelmek üzereydik ki bir taktik hatası yaptığımızı farkettik.Boğazın orta noktasından varış noktasına kırarak yaklaşmak artık çok zordu.Çünkü akıntı öylesine hızlı götürüyordu ki bizi varış noktasından iyice uzaklaşmıştık.Geri dönüp bitirmek için ne kadar çok çaba sarfetsek de artık olmuyordu.Sürekli akıntı bizi ileri götürüyordu.Zaten gemide yapılan anonslarda da söylüyorlardı.Sürekli orta eksenden gitmenin yanlış olduğunu.Neyse ki akıntı ile daha fazla sürüklenmeden yarışı bırakma kararı aldık.Güvenlik bizi hemen bota çıkardı.

Ama biz oraya kadar geldiğimiz için yarışı bitirdik diye kabul ediyorduk.Ama yine de içimizde bir üzüntü olmuştu. Bir sonraki sene tekrar yarışa yazılmıştım.Bu sefer tüm taktikler doğrultusunda hareket ettiğim için yarışı varış noktasına çıkarak bitirmiştim. Istanbul Boğaz’ında seyrederek, keyif alarak yüzmenin mutluluğu hayatımda güzel bir anı olarak kalmıştı.

Böylesine nice güzel anılara…

H2
H3
H4
3 columns
2 columns
1 column
11 Comments