Orphans Train - Christina Baker Kline | Öksüzler Treni [ENG-TR]

20210220_135043.jpg

ENG

Hellooo!
There are some books that make you feel warm. Here I came to you today with such a book. I liked the subject and the author's pen very much. We cannot call the Orphans Train entirely fiction because a similar issue has happened in the past. It was one of the projects implemented between 1854-1929 to find new homes and families for orphans in America. Thousands of children, mostly Irish children, were put on a train and taken on a long journey. During the stops, the children were taken off the train and waiting to be picked up by the families. Children who were not taken by the families were put on the train again and set out on the other station. Families who would adopt their children came to them as workers or to find a caregiver for their children. Few of the families actually came to adopt.

Our book focuses on this topic. The hopes and fears of orphaned children, whether their new families will be good or bad people, and what awaits them in their new lives. The lives and the experiences of children who are subject to being dragged from one place to another with the peculiarity of parents, holding the same hopes and sharing the same pain.

TR

Merhaba
Bazı kitaplar vardır ya hani sizin içinizi sıcacık yapan. İşte bugün sizin karşınıza öyle bir kitapla geldim. Konusu ve yazarın kalemi çok hoşuma gitti. Öksüzler Treni'ne tamamen kurgu diyemeyiz çünkü benzer konu geçmişte yaşanmış. 1854-1929 tarihleri arasında Amerika’da kimsesiz çocuklara yeni evler, aileler bulumak amacıyla uygulanan projelerden birisiymiş. Büyük bir kısmı İrlandalı çocuklardan oluşan binlerce çocuk bir trene bindirilip uzun yolculuğa çıkartılıyormuş. Yolculuk boyunca durdukları duraklarda çocuklar trenden indiriliyor ve aileler tarafından alınmasını bekliyorlarmış. Aileler tarafından alınmayan çocuklar tekrar trene bindirilerek diğer başka istasyon için yolculuğa çıkıyorlarmı. Çocukları sahiplenecek aileler ise bu çocukları yanlarına işçi olarak ya da kendi çocuklarına bakıcı bulmak için geliyormuş. Ailelerden çok az bir kısmı gerçekten evlat edinmek için gelirmiş.

Kitap tam bu konu üzerinde odaklanıyor. Kimsesi kalmamış, öksüz kalmış çocukların umutları, korkuları ele alıyor. Onları sahiplenecek aileleri’nin ne tür bi aile olacağı, onların sağladığı koşulların ne olacağı, gelecekte onları nelerin beklediğini düşünmeleri. Anne, baba özlemi ile beraber oradan oraya savrulan hayatları konu alıyor.

Saçlarımızı Kopyası 8.jpg

Back Cover Presentation
ENG

Sometimes the child within you is trapped in your past and you hold on to all hope to save that child…
Think of thousands of children who either never knew their family or lost their family. Think of lonely children looking at you with their smiling eyes. While all they want is a warm home, their only hope is the Train of the Orphans, which carries them to their unknown future.
In 1929 America, Vivian Daly is just one of the children traveling on that train. Facing the difficulties of life at a young age, Vivian has to shape her destiny somehow. He will find the strength to do this in his family heirloom necklace that reminds him of where he came from ...
Seventeen-year-old Molly Ayer realizes that she is about to run out of her last chance. Coming out with her dependent family, Molly's only chance is to clean the penthouse of a ninety-one-year-old woman in the name of public service. Although Molly will reluctantly do this job, she will learn by living how much she has in common with that old woman and will discover ways to free their souls who were imprisoned in the past.
The Train of the Orphans is a magnificent novel with second chances, unexpected friendships, and secrets that keep us from discovering who we are.
"Captivating… heartbreaking story of two women seeking the feeling of belonging to a home."
-Publishers Weekly-
(From Publicity Bulletin)

Arka Kapak Tanıtım
TR

Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız…
Binlerce çocuk düşünün, ya ailesini hiç tanımamış ya da ailesini kaybetmiş. Kimsesiz çocukları düşünün, gülen gözleriyle size bakan. Tek istedikleri sıcak bir yuvayken, tek umutları ise onları bilinmeyen geleceklerine taşıyan Öksüzler Treni'dir.
1929 yılı Amerika'sında Vivian Daly de o trende yolculuk eden çocuklardan sadece biridir. Küçük yaşta hayatın zorluklarıyla karşılaşan Vivian, bir şekilde kaderine yön vermek zorundadır. Bunu gerçekleştirme gücünü de ona nereden geldiğini hatırlatan aile yadigârı kolyesinde bulacaktır…
On yedi yaşındaki Molly Ayer, son şansını da tüketmek üzere olduğunun farkındadır. Ona bakmakla yükümlü olan aileyle arası iyice açılan Molly'nin tek şansı, kamu hizmeti adına doksan bir yaşındaki yaşlı bir kadının çatı katını temizlemeye bağlıdır. Molly bu işi gönülsüzce yapacak olsa da aslında o yaşlı kadınla ne kadar çok ortak yönleri olduğunu yaşayarak öğrenecek ve geçmişte hapsolan ruhlarını özgür bırakma yollarını onunla birlikte keşfedecektir.
Öksüzler Treni ikinci şansları, beklenmedik dostlukları ve bizi kim olduğumuzu keşfetmekten alıkoyan sırları barındıran muhteşem bir roman.
"Sürükleyici… Bir eve ait olma hissini arayan iki kadının yürek burkan hikâyesi."
-Publishers Weekly-
(Tanıtım Bülteninden)

20210220_135108.jpg

ENG

Christina Baker conveys this historical event to the reader through Molly and Vivian, which I mentioned above. Their lives are very similar, albeit at different times. Vivian, one of today's young people who lost her father in a traffic accident, shares the same fate with Molly in many ways, with her sad life story that began in 1929. Fate crosses the paths of these two women. Vivia's memories flow in the book.

Vivian is a rich but lonely 91-year-old woman. She couldn't love anyone too much after losing her loved ones at a young age. Of course there were some mistakes. Born as Niamh, Vivian is originally Irish, migrating to New York at age 7 She loses her family in the fire that broke out at the age of 9 and is put on the Orphans Train by the Child Protection Agency. She is just one of dozens of kids who don't know she's coming, and they're all frightened about what their future will look like. Molly and Vivian have a lot in common. Their most important point is that they are orphans and the only thing left from their family to both is a necklace. These common points create a feeling of completing what they both lack. Perhaps because they understand each other best ...

The other character, Molly, is a lonely 17-year-old girl who lives with a foster family. She has a public service job she has to do for the book she stole from the library, and her friend finds a place for her. He will organize the penthouse of 91-year-old Vivian, and in return pay the public fine. Vivian is one of the passengers of the Orphans Train in his past. What will Vivian tell Molly in her story? Unfortunately, the Train of the Orphans was a train that actually existed in the past.

The friendship of the two women who shared a similar fate with Vivian, which helped each other open new doors to their lives, was written so well that I often thought whether Vivian had fought under better conditions or Molly, but living as a shelter in a house, what to be crushed? No matter what the circumstances were, the worst of the bad was also the worst you will think of them while reading. You will learn and understand the value of your family, relatives, a house where we can confidently put our heads under all circumstances when we are confused, and people that we can safely lean on, and the Orphans Train has taught every reader of the importance of these. This book has been a good tool to appreciate everything, I hope it will be the same for you.

TR

Yazar sizlere bahsettiğim bu tarihi olayı Molly ve Vivian adına iki farklı karakter üzerinden anlatıyor. Vivian 91 yaşına merdiven dayamış maddi yönden zengin ama kimsesiz bir kadındır. Sevdiklerini erken yaşta kaybettikten sonra kimseyi bir daha sevememiş. Henüz 9 yaşındayken çıkan bir yangında ailesini kaybetmiş, esirgeme kurumu aracılığı ile Öksüzler Trani'ne bindirilmiştir.

Diğer karakterimiz Molly, onu sahiplenen bir ailenin yanında yaşayan kimsesi olmayan 17 yaşında genç bir kızdır. Kütüphaneden kitap çalar ve bu olay yüzünden cezalandırılır. Kamu hizmeti görevi verilir. Tanıdık birisi ona bu görevini yerine getirmesi için bir ev bulur. Bu ev 91 yaşındaki Vivian'ın evidir. Onun çatı katını temizleyip, karşılığında da kamu cezasını ödemiş olacaktır.

Bu iki karakter hayat hikayeleri benzer olduğundan birbirlerine yardımcı olurlar.. Bizler de bu iki karakterin kaleme alınmış bu güzel dostluklarına şahit oluyoruz.. Bazen hangisinin hayatı daha zorlu geçmiş diye düşündüm ve cevap bulamadım ama şunu biliyorum ikisine de çok üzülmüştüm. Kendimi onlar yerine koydum ve bir evde sığıntı gibi yaşamanın nasıl bir şey olduğunu düşündüm. Ne olursa olsun insanın kendi öz anne ve babası olmayınca hayatta hep eziliyorsunuz. Gerçi bazı anne ve babaların var oluşu da bir şeyi değiştirmiyor. Haberler de neler olduğunu göüyoruz. Neyse Ben bu kitabı okuduktan sonra bir süre düşündüm. Ne yaşarsam yaşayayım her koşulda bana kucak açan bir ailem olduğu için, başımı sokacak sıcacık bir evim olduğu için, sırtımı güvenle yaslayacağım insanlar olduğu için şükrettim. Okuduktan sonra tüm bunların kıymetini daha iyi anladım. Bu tarz şeylerin kıymetini daha iyi anlamak istiyorsanız bu kitabı sizlere öneriyorum. Arkadya yayınlarından okuduğum ilk kitaptı ve duyduğum kadarı ile hep bu tarz kitaplar basıyorlarmış. Ara sıra bu yayın evinden kitaplar seçip okumayı düşünüyorum.

Yazımı okuduğunuz için teşekkürler.

Saçlarımızı Kopyası 7.jpg

Favorite Quotes

Sometimes the child in you is trapped in your past and you hold on to all hope to save that child.

Although I was shattered, I was learning to look like everyone else.

I had witnessed the worst, most desperate, desperate, most selfish states of people. And these things I knew frightened me. That's why I couldn't learn to smile and nod, show emotions I didn't feel. Although I was shattered, I was learning to look like everyone else.

“Turtles carry their homes on their backs.” Molly began to run her hand over her tattoo, telling her what her father had told her: "They are both unprotected and hidden at the same time. They are a symbol of strength and determination."

All the children gathered from the streets of New York like garbage and rubbish were sent by trains to the Midwest, as far out of sight as possible.

“You can bear these,” said the boy. ”Or you can run away. Maybe you get lucky and you will spend the rest of your life happily. God alone knows what will happen. He never says what will happen either. "

Altını Çizdiklerim

Bazen içinizdeki çocuk geçmişinizde hapsolur ve siz o çocuğu kurtarmak için tüm umutlara sımsıkı sarılırsınız.

İçim paramparça olmasına rağmen, herkes gibi görünmeyi öğreniyordum.

İnsanların en kötü, en çaresiz, en umutsuz, en bencil hallerine şahit olmuştum. Ve bu bildiklerim beni ürkütüyordu. Bu, yüzden gülümseyip başımı sallamayı, hissetmediğim duyguları göstermeyi öğrenemiyordum. İçimin paramparça olmasına rağmen, herkes gibi görünmeyi öğreniyordum.

"Kaplumbağalar evlerini sırtlarında taşırlar. "Molly, elini dövmesinin üzerinde gezdirerek babasının ona söylediklerini anlatmaya başladı: "Aynı anda hem korumasız hem de gizli saklıdırlar. Onlar gücün ve azmin bir sembolüdürler."

New York'un sokaklarından birer çöp ve süprüntü gibi toplanan bütün çocuklar, trenlerle Orta Batı'ya, mümkün olduğunca gözden uzağa gönderilmişlerdi.

“Bunlara katlanabilirsin,”dedi çocuk.”Ya da kaçabilirsin. Belki de şansın yaver gider ve bundan sonrasını mutlu yaşayarak geçirirsin. Neler olacağını yalnızca Tanrı biliyor. O da olacakları asla söylemiyor.”

20210220_135230.jpg

Bir kitap kurdunun, kitap sever kedisi!

Curious about a book lover's bookworm cat? Here it is!

hive.gif

Artwork by: @jesusmedit

H2
H3
H4
3 columns
2 columns
1 column
21 Comments