Çocukken Sevdiğimiz Oyunlar ... - Trliste Soru-Cevap Etkinliği #45

Merhaba sevgili Trliste takipçileri. Çocukken sevdiğimiz oyunlar temalı soru-cevap etkinliği fikri sevdiğimiz arkadaşımız @uzercanan 'dan geldi ve iyi ki de geldi. Yoğun ilgi gören ve eğlenceli bir etkinlik oldu. Cevapları okumak çok keyifliydi. Katılan, emek veren ve destek olan herkese teşekkür ederiz. Sonraki etkinliklerimize hepiniz davetlisiniz. 🌼


Bu güzel çalışma için @ipexito arkadaşımıza teşekkür ederiz.

Canan Arkadaşımızın Sorusu


@uzercanan

Çocuk demek oyun demekti biraz da. Peki siz hangi oyunları severdiniz? Sokak oyunları ve yöresel oyunlara dair söyleyecek sözünüz varsa okumayı sabırsızlıkla bekliyoruz. 🥳 🎈

flsfserkan

Merhaba Trliste topluluğu. Güzel bir soru. Bizleri geçmişe götüren anılarımızı hatırlamamıza yardımcı olacak bir soru. Bu soru sahibi @uzercanan 'a teşekkür ederim. Bu soruya bir çok sayıda oyunla cevap verebilirim. Bunların en başında hepimizin de bildiği saklambaç yer alıyor. Özellikle Ramazan ayında teravih namazı sonrasında caminin etrafında oynardık. Çok eğlendiğimiz oyun bitmeden herkes dağılmış olurdu. Son oyun esnasında saklananlar evlerine haber vermeden gitmiş olurdu. Belki size biraz değişik gelecek ama en sonunda ebe olan kişi de kimseyi aramadan evine giderdi. Yani oyun yarıda kalırdı ve bu durum kimseyi rahatsız etmezdi. Bir diğer oyun ise genel olarak 7 kule diye tabir edilen ama bizim orada kale yıkmaca adını verdiğimiz oyun. Bu oyun ikindin okuldan çıktıktan sonra genelde mahalle arasında topla oynadığımız oyun. Düz taşları üst üste koyup bellirli mesafeden atarak yıkmaya çalıştığımız oyun. Kaçmada sınır yoktu bizde bağların arasına doğru bile kaçabiliyorduk. Yorulduğumuzu bilmezdik adeta. Akşam ezanıyla artık annelerimizin bizi çağırmasıyla oyunu bitirirdik. Bunlar gibi bir çok oyun vardı. Cevaplarını merakla okuyacağım bir soru olacak. Görüşmek üzere.

İpexito

Herkese merhaba, bu soru oldukça hoşuma gitti çünkü beni bir an olsun çocukluk anılarıma götürdü. Küçüklüğümde okul öncesi ve okul sonrası bir çok oyun oynadım ama bunlar içerisinde en çok hoşuma giden bir oyun sayılır mı bilmem ama bahsetmek istediğim oyun SALINCAKTA SALLANMAK. Evimizin bulunduğu sitede bir park vardı ve parkta da 4 tane salıncak. Salıncaklardan biri yere daha yakındı ve ben onu kendimin gibi görüp sürekli onu kullanıyordum hatta diğer çocuklara da fırsat vermiyordum. Salıncağı seviyordum çünkü çok hızlı sallanırdım ve en yukarı çıkmak için çabalardım. Sallanırken uçar gibi hissederdim beni özgür hissettirirdi. Hala da güzel bir salıncak görsem eğer etraf da boşsa gidip bir süre sallanırım.

snlbaskurt

Herkese merhaba. Tekrar bizi çocukluğumuza götüren güzel bir soru sorulmuş. Bu sorusundan dolayı @uzercanan ‘a teşekkür ederim.

Çocukluğumda arkadaşlarımızla birçok oyun oynardık. Bunlardan bazıları her çocuğun oynadığı saklambaç, yakalamaca, hırsız-polis, misket oyunu vs. Fakat bu oyunlardan ziyade bizim yöremizde oldukça ünlü olan “dokuz çelik ve simit” oyunundan bahsetmek istiyorum.
Çocukluğumda dokuz çelik oynardık. Bu oyun Bir sopa (yaklaşık 1.5m) ve 9 tane de çomakla oynanırdı. Yere bir taş koyulur sopa taşa paralel bir şekilde uzatılır küçük bir kısmı taştan dışarı taşardı. Diğer uzun kısmının da büyük çoğunluğu yere değer ve en ucuna yakın bir yere küçük çomakları koyardık. Aynı daklambaçtaki mantıkla oynanan oyunumuzda bir kişi ebe olur diğerleri saklanırdı. Fakat ebe olan Çubuk ve çomakları korumakla da görevliydi. Hem oyun gereçlerini koruyacak hem de saklananları bulacak olan ebemizin çomaklarına ebelenmeden biri basıp çomakları etrafa saçabilirse yekrar saklanır ve ebe olan çomakları toplayıp düzeneği eski haline getirene kadar kimseyi ebeleyemezdi.
Başka bölgelerde çelik çomak gibi isimler de verilen oyunumuz saklanan için çok zevkli fakat ebe için de çok zorlu bir oyundu.

Diğer oyunumuz simit ise açık geniş bir alanda oynanırdı. Orta yere bir daire çizilir ebe olan daireye girerdi. Daireden sessiz çıkması yasak olan ebemiz daireden simiiiiiiiiiiiiiit diye çıkar ve diğer oyuncuları kovalar, onlara dokunup ebelemeye çalışırdı. Eğer daire dışında sesi kısılır ve kimseyi de ebeleyemezse hızlı bir şekilde tekrar daireye dönerdi. Daireye dönemeden diğer oyuncular ebeye yetişirlerse ebeyi tekmelerlerdi. 😱
Tehlikeli gibi görünen oyunumuz aslında çok zevkliydi.


sezermehmet

Merhaba soru çok güzel ve anlamlı olmuş. Çok eğlenceli yanıtlar geleceğine eminim ve yöresel oyunlardan geleceğine. Sorusu için de @uzercanan ‘a teşekkür ederim. Çocukluğumda oynadığım çok güzel oyunlar vardı tabiki. Bunlardan en güzelleri ise körebe vardı. Bir kişi ebe oluyordu tabi göremediği için de komik bir hal alıyordu. Çok eğlenceli bir hal alıyordu. İstop vardı bir de yine bir ebe oluyordu renk söyleyip topu havaya atıyordu herkes o topu bulmaya çalışıyordu. Gerçekten çok güzel oyunlardı. Şimdiki gençliğe bakıyordum da ellerinden telefon düşmüyor biz ne şanslıymışız ne güzel oyunlar oynayıp çocukluğumuz geçmiş.

passenger777

Merhaba Sevgili Dostlar, Hem yazılarımızda hem de etkinliklerde zaman zaman bizleri küçüklüğümüze götüren durumlarla karşılaşıyoruz. Bu güzel soruyu düşündükçe zamanı geri alıp, doğduğum mahalleye doğru gidiyorum. Biz iki katlı evin birinci katında otururduk. Mahallemiz de şimdiki gibi yüksek katlı evler olmazdı. Genellikle müstakil bir ve iki katlı evler olurdu. Bu evlerin çoğunda arkalarında ve önlerinde bahçeleri olurdu. Bizimde oturduğumuz evin arka balkonundan uzanan büyük bir bahçesi vardı. Küçükken bütün oyunlarımızı o bahçemizde kardeşlerim ve mahalle arkadaşlarımla oynardım. Bahçede küçük sarı çiçekler açmaya başlayınca kışın bittiğini ve baharın geldiğini anlardık. Bahar geldiğinde oyunlarımızda daha çok sıklaşırdı. En çok oynadığımız oyunlardan biri de bilyelerle oynadığımız oyunlar olurdu. Bunların arasında üçgen ve başı vuran hepsini alır adını verdiğimiz bilyebaş oyunuydu. Herkes kendi evinden 25 30 adet bilye getirirdi. Rengarenk olan bu bilyeler bizim için çok değerliydi. Özellikle beyaz porselen olanlar iki bilye yerine geçerdi. Üçgen şeklin içine koyduğumuz bilyeleri belirli bir mesafeden denk getirip vurduğunda o bilye bizim olurdu. Ya da toprağa bir yuvarlak yapılır. O yuvarlağın içine uzak bir mesafeden atılan bilyeyi yerleştirenlerde üçgenin içindeki bilyeleri alırdı. Heyecanlı ve keyifli geçen bu oyunda kaybettiğimde çok ağladığımı ve kazandığımda çok mutlu olduğumu hatırlıyorum. Bir de bilyebaş oyununu çok oynardık. Bu oyun o kadar çekişmeli çekerdi ki; elimdeki tüm bilyeleri kaybetmene de neden olabilirdi. Ne kadar çok kişi oynarsa o kadar çok bilye kazandırırdı. Örneğin; yedi kişi elindeki beş bilyeyi sırayla yan yana dizerdi. Toplamda 35 bilye yan yana dizili bir şekilde ayarlanırdı. Oyuna katılan yedi kişi o bilyeleri vurmak için kendilerine belirli bir uzaklık seçerdi. Buradaki önemli nokta en uzak mesafeyi seçen atışı ilk önce yapardı. Eğer en uzaktaki bilyelerin başını vurursa hepsini alır. Diğer oyuna katılanlar atış bile yapamazlardı. Hava kararıncaya kadar oynadığımız bu oyunda üstümüz başımız toprak olurdu. Eğer o gün şanslıysak cebimizdeki tonla bilyelerle mutlu bir şekilde evin yolunu tutardık. Güzel soru için @uzercanan’a çok teşekkür ederim. Hepinize kucak dolusu sevgiler.

Incublus

Çocukken o kadar çok oyun oynardık ki hangisini söylesem diğerinin hatrı kalır. En çok da okulun bahçesinde oynadığımız futbol maçlarını unutamıyorum. Okuldan çıkar çıkmaz koşardık günde 4-5 saat yorulmadan oynardık. En son bir yorgunluk olurdu tabi ama o kadarı da normal. @bilgin70 ve @dolunay18’le birlikte oranın müdavimiydik. Soru için @uzercanan’a teşekkürler

bilginselcuk

@uzercanan arkadaşa sorusu için teşekkürler. Benim için cevaplaması keyifli bir soru olacak. Ben ve kardeşim @bilgin70 çocukken çok fazla oyun oynardık. En önemlisi futbol tabi. Sınıflar arasında düzenlenen turnuvalar hala gözümün önünde. Övünmek gibi olmasın lise de her dönem okul takımında yerim garantiydi. Hatta futbolcu olmak en büyük hayalimdi. Futbolun yanı sıra misket, taso ve futbolcu kartlarıyla oynamaya bayılırdım. Özellikle misket oyunun dönemi bambaşka idi. Her çocukta farklı boy ve ebatlarda rengarenk misketler olurdu. Sırf bu oyun için belirli alanlar vardı. Saatin nasıl geçtiğini hiç anlamazdım. Ah o eski günler ah. 😅

dolunay18

Herkese merhaba arkadaşlar. 👋 Öncelikle bu güzel sorusuyla bizi çocukluğumuza götüren @uzercanan arkadaşımıza teşekkür ederim. Çocukken o kadar çok oyun oynardık ama hiç yorulmazdık. Keşke şimdide öyle olsaydı. Akşamları saklambaç, yakalamaç oynardık, ikindin okul çıkışları, akşam olana kadar futbol oynardık, misket(bilye) oynardık ama aklımda daha baskın kalan kale yıkmaca var. Bu oyunu genelde kuzenlerim ve @bilgin70 le beraber çok oynadık. @bilgin70 arkadaşımın evlerinin önünde küçük bi alan vardı bazen orda oynardık. Bu oyun iki grup halinde oynanıyor. Taşlardan üst üste dikilen kaleyi yıkmaya çalışıyorsun (biz bazen odunları üst üste koyardık) kaleyi yıkan takım kaçıyor ve diğer takım topla kaçanalardan birini vurmaya çalışıyor, bu esnada kaleyi yıkan takım vurulmadan kaleyi toplayıp dikerse kazanmış oluyordu diye hatırlıyorum. Birde eskiden amcamların damında çok top oynardık. İki amcamın evi birleşik olduğu için çok büyüktü , kendimiz tahtalardan bi tane kale yapmıştık, tek kale maç yapardık yada tek vuruş oynardık. Herşey eskiden güzelmiş, keşke hep çocuk kalabilseydik.

dusunenkalpp

Merhaba arkadaşlar Bu güzel sorusu için @uzercanan teşekkür ediyorum. Benim çocukken en çok sevdiğim oyunlardan bir tanesi futbol ve voleyboldu. Evimizin önünde kocaman bir harman vardı toprakla bol haşır neşir olurduk Güneşli günlerde çok güzel olurdu yemyeşil yağmur yağdığında toprak kokar Güneş açtığında Alman kalesi oynardık 😆 Çocukken oynadığımız oyunlar arasında Kemer saklamaca,körebe saklambaç gibi çocukken hepimizin oynadığı oyunlar vardı. Bunun yanında atari oyunları çok oynamıştım o zaman İlk çıktığında çok meşhurdu televizyona bağlar 2 kişi karşılıklı oyun oynardık bazen akşama kadar aynı oyunları oynardık. Yeni kasetler çıktığında bir heyecanla atari kasedi almaya giderdim.☺️

sunsan

Merhaba bu soru için @uzercanan arkadaşımıza teşekkür ederim. Çocukluk deyince tabiki aklımıza eski günler ve şimdiki zamanın gerisinde olan imkanlar ile olan oyuncaklar vardı veya yoktu..! Çocukluğum kırsal kesimde geçti ve pek oyuncağım olmadı aslında. Daha çok o zamanlar yaşıtlarımla taş ve misket oyunları oynuyorduk. Ama o zamanın verdiği mutluluk tarif edilemez.

mukadder

Merhaba arkadaşlar. Bu güzel etkinlik sorusu için @uzercanan 'a teşekkür ederim. Küçükken ben tam bir sokak çocuğuydum. Akşam eve annem zorla sokardı. Sokakta Sek sek, Çizgi, Voleybol, Yakar Top, Futbol, saklambaç ve buna benzer her oyunu oynardım ama en çok Yedi Kule ve Plan oyununu severdim. Evde de en çok İsim Şehir oyununu ve sesiz sınama oyunu severdim. Sonra eve oyun konsolu aldık. Abimlerle onla oynamak için kavga ederdim. Onlar dövüş oyunları severdi, ben Bombacı oyununu severdim. Şimdi kızımla evde sesiz sinama ve evet hayır oynamaya devam ediyorum. Eve oyun konsolu almayı düşünüyorum ama kızım dan çok ben oynarım diye korkuyorum.😁

doganhilal

Herkese iyi günler Trliste ailem🌺🌼💫 Bu soru çok hoşuma gitti brni çocuğuma götürdü. Sorusu için @uzercanan arkadaşıma teşekkür ederim 🥰

Biz küçükken kardeşlerimle okuldan gelince karnımızı doyurup sokağa inerdik. 4 kardeş olduğumuz için birbirimize yeterdik. Zaten mahallemizde de pek çocuk yoktu. Mahallemizde kardeşimin yaşıtı 1 çocuk daha vardı sadece.
Aşağı mahallenin çocukları çok yaramaz ve kavgacı oldukları için onlarla zaten arkadaşlık kurmazdık.
Okuldan gelince biraz çizgi film izledikten sonra özellikle dedemin bir işi yoksa onu başımıza oturtur (çünkü akşam ezanından sonra sokakta tek başımıza olmamız yasaktı) hava iyice kararana kadar saklambaç ve kovalamaca oynardık. Dedemin biz oyun oynarken bize yön verişi, bizimle beraber kahkaha atışı gözlerimin önünden gitmiyor onları çok özlüyorum ❤️

En sevdiğim oyunlardan birisi istop'du. Top ile oynardık, top yere inene kadar istenen rengi bulmaya çalışırdık. Bulamayan kişi topu genelde kafasına yer ve ebe olurdu⚽⚾⛹️

Kış mevsimi gelince bizim oralara ortalama bir insanın beline gelecek kadar kar yağardı. Hala epey kar yağıyor ancak o kadar değil sanırım ya da biz küçük olduğumuz için bize o kar yağışı çok büyük gelirdi. Hepimizin ikişer tane kızağı [bizim oralarda "kayık" denir] vardı ve evimizin önünün kaymak için müsait oluşu bizi yine evden uzaklaştırmazdı. Kaydığımız yer iyice buz olsun diye gece olunca soğuk su dökerdik😅 kaymaya bir başlayınca ayaklarımızz kollarımız sırılsıklam olup iyice üşüyene kadar eve girmezdik. Zaten hemen ısınıpz kurulanıp geri giderdik. Kendimizden büyük kardan adam yapardık. Deli gibi kar topu savaşı yapardık. ☃️⛄❄️🌨️⛷️


ezgicop

Bu güzel sorusu için @uzercanan arkadaşımıza teşekkür ederim öncelikle, diğer cevapları da çok keyifle okudum sanki çocukluğuma gittim birden 😅Ben de genelde bizim arka mahalle diye tabir ettiğimiz yerde (arabaların geçmediği daha sakin bir bölgede) arkadaşlarımla yakar top,sek sek, saklambaç gibi oyunlar oynardım. Ama en çok aralarında uzun ip , çinçon ve Laleli 1 oyununu severdim. İple oynanan oyunlar daha çok ilgimi çekerdi (belki de o oyunlarda çok başarılı olduğum için bilmiyorum) 💜

baycan

Herkese merhaba arkadaşlar. Bizi yine çocukluğumuza götüren güzel bir soru görmek çok güzel. Bu güzel soruyu sorduğu için @uzercanan arkadaşımıza çok teşekkür ederim.🤗

Çocukken oynamayı sevdiğim birçok oyun vardı. Sanırım içlerinden en sevdiğim seksek oyunuydu. Bu oyunu hiç bıkmadan usanmadan her gün arkadaşlarımla oynadığımı biliyorum. Oyunda kama denilen derece atlamaları vardı. Arkadaşlarımla bu oyunu oynarken çok keyif alırdım.

Yine çocukken oynamayı en çok sevdiğim oyunlardan biri de top ile oynanan oyunlardı. Yakar top ve hasanbo isimli oyunları çok severdim. İp atlamak da çok keyifliydi.

Abimin bilyeleri ile de oynardım. Hatta abim bilyelerini verir birlikte oynardık.

Yine evde kardeşlerimle birlikte kibrit çöpü çekme oynardık. Kibrit çöpünü kutu halinde yere döküp hiç kımıldatmadan kibrit çöplerini tek tek çekerek toplardık. En cok kibrit çöpünü kımıldatmadan çeken kazanırdı.

Gerçekten bu soru beni çocukluğuma götürüp o günleri tekrar yaşamamı sağladı. Bu güzel sorusu için @uzercanan arkadaşıma tekrardan teşekkür ederim. 🤗🥰


akkann

Herkese merhaba, Çocukluğuma dair hatırladığım birçok oyun var. Bunlar içinde en sevdiklerim içinde bolca mücadele olan oyunlardı.

Kar yağdığında iki tane kardan kale yapardık. Kalelerin arkasını cephane (kar topları) ile doldururduk. Daha sonra savaş başlardı. Karşı tarafın kalesine en büyük zararı veren kazanırdı.

Diğer oyunda ise Pokemon çizgi filmini gerçek hayata uyarlamıştık. Oyun genellikle,
"Seni seçtim Pikachu!" diye başlardı. 🙂


uzercanan

Herkese merhaba...

Çocukluğum bahçeli bir evde kalabalık kuzenlerle beraber sokagimizin yarısının akrabalardan oluştuğu ve yaşıtlarımizin bayağ bayağ fazla olduğu bir şekilde geçti. Bahçeli bir ev kalabalık çocuklar olunca şenligi siz düşünün.

İstop, renkli istop, kör ebe, voleybol, dama, ip atlama, ac kapiyi bezirgan başı şarkısı i soyleyerek oynadığımız oyun, eşek diye adlandırdığımız duvara topumuzu voleybol oynar gibi attığımız dönüşünde topun üstünden atlamaya çalıştığımız Ilgınc oyunlar, bahçemizde bilet kesip 😂 para kazandigimiz korku bahçesi oyunu.
Sokağa tebeşir yada kiremitle çizdiğimiz üzerinde sayılarında yazildigi boom oyun. Kapımızın önünde herkesin evinden birşeyler getirdiği sefa kurmalarimiz. Annelerimiz misafirliğe gidince kuzenlerimle toplanip annelerimizin gelinlik, Nişan elbiselerini giyip çay partileri yapmalarımız 🤪
Aklıma gelenler bunlar.

Herkesin cevaplarına bayıldım şanslıyız güzel çocukluk geçirmişiz..


damla

Spor müsabakalarını ve olimpiyatlarını izlemeyi seven bir ailede büyüdüm. Sadece ailemiz değil, tüm mahalle bu konularla çok ilgiliydi ve önemli maç ya da olimpiyat günlerinde dışarıda tek bir kişi bile göremezdik. Herkes ekranların başına toplanıp maç ve gösterileri büyük heyecanla izlerdi. Erkek kardeşim o dönemden payına futbolu aldı. Çocuk sadece oynamıyor aynı zamanda dünyanın tüm takımlarındaki oyuncuları ve istatistiklerini ezbere sayıyordu.

Bense daha ziyade atletizm özellikle de atlama kısmına meraklıydım. Mahallemizdeki benim gibi kendini atlet sanan çocuklarla birlikte bulduğumuz hemen hemen her yerden; balkonlardan ve yüksek yerlerden atlardık. Birkaç kez çok kötü düşmüşlüğüm vardır. 😄 Bir de badminton çok modaydı bizim mahallede. Onu hala da severim, fırsat buldukça oynarım.

Okula gitmeye başladıktan sonra babam spora olan merakımı fark ettiğinden olsa gerek beni spor okuluna yazdırdı. Orada aerobik ve Uzakdoğu dövüş sporları eğitimi aldım. Sanırım bu beni biraz endorfin bağımlısı yaptı. Çocukken sporla uğraşanlarda oluyormuş. Şimdilerde her sabah fırsat buldukça koşmaya veya yürümeye çalışıyorum. Hiçbir şey bulamadığımda birkaç kaşık acı biber de endorfin konusunda yardımcı oluyor 🙂


oneplanet

Kalabalık bir ailede büyüdüm. Neredeyse 20 kuzen kocaman bir evin bahçesinde çocukluğumuzu geçirdik. Hem kuzenlerimle hem de okul arkadaşlarımla olması gerektiği gibi bir çocukluk geçirdim. Çocukken en sevdiğim iki oyun vardı. Biri çizgi diğeri de ip atlama oyunu. İp atlamadan kastım iki kişinin ipi salladığı üçüncü kişinin ortada zıpladığından değil. 5 kişiyle oynanan ip oyunundan bahsediyorum. Hatırlayanınız vardır eminim. Çizgi oyununda da başarılıydım çünkü severek oynuyordum. Daha birçok oyun da oynuyorduk ama en çok sevdiklerim bunlardı. Mesela saklambaç oyununu sevmezdim. Hep bir gerginlik havası vardı çünkü. Şimdi de gerilim filmlerini sevmem mesela☺️

wagner32

Bu soruyu çok sevdim. Etkinliklerde yer alan bu tarz sorular sayesinde çocukluğuma dönüyorum. Sanırım herkes için çok eğlenceli oluyor bu sorular. 🙂

Çocukluğumda kör ebe, istop, bilyelerle oynadığımız oyunlar ve yedi kule en güzelleriydi. Ancak benim en sevdiğim oyun saklambaç idi.

Saklambaç oynarken türlü munzurluklar yapardım. Özellikle yemek saatinde (hava kararınca, ezan okununca) tüm çocukların eve gitmesi gereken saatlerde herkesi organize ederdim. Saklambaçtaki ebenin dışında herkes eve giderdi. Ebe uzun süre bizi arardı. Ancak biz pencereden ebeyi izlerdik.

Beni çocukluğuma götürdüğü için @uzercanan'a teşekkür ederim. 🙂


Tuçe [Pinkfurby]

Herkese merhaba! @uzercanan’ın sorduğu soruyu görünce çocukluğuma doğru bir yolculuk yaptım resmen. Neler yapardık, neler oynardık? O zamandan aklımda kalan en belirgin şey sanırım yaz akşamlarında dışarı çıkma iznimizin olmasıydı, zira bu benim için çok büyük bir şeydi. Bizim evin dört tarafı parkla çevriliydi. Mahalle çocuklarıyla akşam parkta toplanır top oynar ve ip atlardık. Dönme dolaba, salıncağa binerdik. Bazen de banklarda oturup sohbet ederdik. Bisikleti olanlarla toplanıp bisiklet sürerdik. Benden dört yaş büyük bir abim var. Onunla birlikte evde tek kale maç yaptığımızı hatırlıyorum. Bilardo masamız vardı küçük. Bilardo oynarken aşırı eğleniyorduk. Dart oynamak da hep en sevdiklerimiz arasında oldu. Bir de bana bilye oynamayı öğretmişti. Abimle vakit geçirirken diğer çocuklarla birlikte misket oynardık, kazandıklarımı abime verirdim hep. Kemik bilye kazanınca altın bulmuş gibi sevinirdim. O zamanlar çok değerliydi. Bazen abim atariye giderken beni de yanında götürürdü. Atari oynamayı çok severdim, yaşım dolayısıyla içer girmem yasaktı, galiba o yüzden çok cezbedici geliyordu ateri salonları. Daha küçük olduğum zamanlarda ise saklambaç, istop, elim sende, yağ satarım bal satarım, köşe kapmaca, sek sek, yerden yüksek ve de körebe oynardık. Bunun dışında aranızda oynayan var mı ama aklımda kalan ilginç bir oyun da tahtanın üzerine çiviler çakıp da parayla oynadığımız futbol oyunuydu. Bir çeşit langırt gibi. Sanırım google’a çivili futbol oyunu yazınca çıkıyor. Tabii her çocuk gibi bolca çizgi film de izledim. 4 yaşındaki yeğenimi gözlemleyince bugün onun da aynı şeyleri yapmaktan hoşlandığını görüyorum. Dün evdeki herkesle beraber saklambaç oynadık mesela. Çocukluğumun her anının güzel geçmesini sağlayan bir abim ve beş yaşından beri arkadaş olduğum bir arkadaşım var. Bu yüzden kendimi hep çok şanslı saymışımdır.

bilgin70

Merhaba, yine harika bir etkinlik sorusu olmuş. Bu soruya benim vereceğim cevapların büyük bir kısmını @bilginselcuk , @dolunay18 ve @Incublus vermiş. Okul çıkışı neredeyse her gün futbol maçı yapardık. Hatta kendi aramızda mahalle turnuvaları düzenlerdik. Onun dışında @flsfserkan, @gokturk70 ve diğer arkadaşlarla saklambaç, yakalamaca oynardık. Bir defasında @gokturk70 beni yakalayabilmek için bir saat arkamdan koştu onun mücadelesine karşılık veremeyerek pes etmek zorunda kaldım ve beni yakaladı 😄 Bu soruya verilen cevapları okumak cevap vermekten çok daha keyifliydi. Soruyu soran @uzercanan hanımefendiye teşekkür ederim, bizleri geçmişe götürdün. 🙂

baboz

Merhabalar! Yöresel oyun, etkinlik sorusu ilk yayınlandığında, yöresel oyun deyince, oyun havasından bahsediyo herhalde diye düşünmüştüm. 😂 Halbuki çocukken oynanan oyunlar arasında, oyun havasının ne işi var. 😂 Ben küçükken, genelde futbol oynuyordum. Sabah, babam işe gider girmez başlayıp, akşam ezanına kadar, bitmek tükenmek bilmeyen varyasyonlarda futbol oyunları. Herhalde o zamanlarda o kadar çok oynadım ki, ruhum ve bedenim futbola doydu. Artık futbol sevmiyorum. Bir de misket oynuyordum. Bizim orda miskete “enek” derler. Ama çok cimri olduğum için, en son kazandığım oyundan sonra, uzun süre oynamıyordum. 😂 Ya ütülürsem!. 😂

sudefteri

Herkese merhaba. 🙋‍♀️

Daha önce bir yazımda çocuk oyunlarımıza dair birçok şeyden bahsetmiştim. Saklambaç, renkli istop, yakan top, dokuz taş, beş taş, yüz taş, simit, yerden yüksek ve ipli oyunlar bunlardan bazılarıydı.
Zaten diğer cevapları okuyunca hemen hemen benzer oyunlara başka coğrafyalarda eşlik etmiş olduğumuzu anladım. 🎈

Biraz da kağıt üzerinde oynadıklarımızdan bahsetmek istiyorum. Favorimiz isim-şehirdi. Bir araya geldiğimiz arkadaşlarla ve ailemle oynamaktan hiç bıkmadık diyebilirim. Şu an bile üzeri çizilmiş ve birazı oynanmış kağıtlar bulmak mümkündür evin herhangi bir çekmecesinde. :) Tren, sos/xox, hırsız-polis, tabu, sessiz sinema da alternatiflerdendi. Yılbaşı gecelerinde eksik olmayan tombalamız vardı, ki hâlâ oynuyoruz. Şen kahkahalar yerini bazen mızıkçılıklara da bırakmıyor değil hani.
Yine hep beraber oynanan domino oyununu ve jengayı severdim. Hatta solo test adı verilen zeka oyunumsu bir şey vardı. Onu hâlâ saklıyorum ve arada oynuyoruz. :) Su tabancası ile birbirimizi ve yoldan geçenleri ıslattığımız oyunları da unutmadım keşke unutsaydım. 🙊

Çocukluğum çeşitli şehirlerde geçtiği için her yörede farklı arkadaşlıklar ve çeşitli etkinliklerimiz oluyordu. Doğunun en ücra köşesindeyken her tarafı kalın bir buz tabakası sardığında üzerinde kaymak harika bir duyguydu. Bazı karlı ve buz tutmuş tepelerin üzerine güçlükle tırmanıp kayarak aşağı inmek de öyle.
Batının bir ilindeyken de dans kursuna gitmiştim. Birçok müzikte çeşitli figürler öğrenmiştik ama beni en çok etkileyen Lambada şarkısıydı. Onu duyduğumda şu yaşımda bile çocukluğumda öğrendiğim hareketleri tekrarlıyorum. :) Fırfırlı ve puantiyeli kırmızı-krem elbisem de üzerimdeymiş gibi. 🙆‍♀️

Bu soru hepimize ne iyi geldi. 🎈



Teşekkür ederiz...

Türkçe yazıları her daim destekleyen değerli witnesslarımız @emrebeyler ve @deathwing 'e sonsuz teşekkürler. 🌼 Witness oylarını vermeyen arkadaşlarımız varsa buradan oylarınızı vermenizi öneririz: https://wallet.hive.blog/~witnesses

Görseller için

ruen
'e, cent delegasyonları için
anadolu
'ya, etkinlik organizasyonları için
baycan
,
uzercanan
ve
sudefteri
'ne, doğum günü organizasyonları için
incublus
'a, Hive bağışları ve Türkçe yazılara destekleri için
emrebeyler
,
deathwing
,
muratkbesiroglu
,
ahmetay
,
passenger777
,
mehmetfix
,
wagner32
,
princeofbeyhive
,
dusunenkalpp
,
mukadder
,
videoaddiction
,
motivationrainn
,
benyamin
,
bilgin70
,
pinkfurby
,
oneplanet
,
kirazay
,
flsfserkan
,
ipexito
,
fetch
,
mttok
,
baboz
,
akkan
,
ezgicop
,
bilginhilal
,
bilginselcuk
,
snlbaskurt
,
sezermehmet
,
canser
,
sunsan
,
barika
ve Trliste'yi destekleyen, etkinliklerimize katılan ve emek veren tüm üyelerimize teşekkür ederiz.

Etkinliklerimiz devam edecek, katılımlarınızı bekliyoruz. 🌼


Önceki Etkinliklerimizden...

1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 | 32 | 33 | 34 | 35 | 36 | 37 | 38 | 39 | 40 | 41 | 42 | 43 | 44


H2
H3
H4
3 columns
2 columns
1 column
8 Comments
Ecency